Tasavvufta bilginin asıl kaynağı zihinsel çıkarımlar değil, kalp (sezgi, ilham, keşif) ve vahiydir.
• Kalp (Sezgi ve İlham): Tasavvuf, akıl yürüterek metafizik gerçeklerin tam olarak anlaşılamayacağını, gerçek idrakin ancak kalbin temizlenmesiyle içeriden dışarıya doğru doğacağını savunur.
• Bâtıni Bilgi ve Keşif: Arifler ve erenler, Kur'an ayetlerinin örtülü ve gizli anlamlarını (bâtıni bilgi) anlamak için tefekkür, keşif ve sezgiye dayalı yöntemler kullanırlar. Bu bilgi, zihinsel bir süreçten ziyade doğrudan bir iç doğuş (ilham) olarak kabul ediliir.
• Vahiy: Tasavvuf, İslam dininin esaslarını temel aldığı için vahyi en üst bilgi kaynağı olarak kabul eder ve ilahi yasaların hayata yansımasını araştırır.
2. Bilgiye Ulaşma Araçları ve Yöntemler
Tasavvufta bilgiye ulaşmak için sadece okumak yeterli görülmez; bilginin davranışa dönüşmesi ve "tadılarak" öğrenilmesi esastır.
• Aklın ve Kalbin Birliği: Tasavvuf sadece duygu ilmi değildir; hem aklın hem de kalbin beraber işlediği bir disiplindir. Akıl ve manevi tecrübenin birleştiği bu noktaya "İrfan" denir.
• Nefis Terbiyesi ve Arınma: Bilginin önündeki perdeleri kaldırmak için nefis terbiyesi, zikir, ibadet ve riyazat (nefsin isteklerini kısıtlama) temel araçlar olarak kullanılır. Kalp tasfiye edilip (temizlenip) sahte benlikten (egodan) kurtulunduğunda hakikat sırrı açığa çıkar.
• Tefekkür ve Tevil: Evrendeki sembolleri ve olayları bir üst bilince göre yorumlama (tevil) yetisi, tasavvufun en önemli zihinsel ve ruhsal araçlarından biridir. Bu sayede somut olaylar manaya dönüştürülür.
• Manevi Tecrübe (Zevk Yolu): Hakikat ancak manevi tecrübeyle "tadılarak" (zevk yoluyla) anlaşılabilir. "Tatmayan bilmez" ilkesi, tasavvufi bilginin sadece teorik bir bilgi değil, bizzat yaşanılan bir "hal" olduğunu vurgular.
Özetle; Felsefe bilgiyi gözlem ve mantıkla dışarıdan içeriye doğru inşa ederken; tasavvuf, kalbin tasfiyesiyle bilgiyi içeriden dışarıya doğru bir keşif olarak ortaya çıkarır.